Kayıtlar

 İman etmek için asa mı lazım Musa mı?  Ne Musa lazım ne de asa...  Mucizedir. ..  Bastığın toprak Yürüdüğün ayak Kuru odundan çıkan yaprak  Gayesidir Rabbinin seni bağışlamak  Sonsuz güzelliğe koşmak..  Ne Musa lazım ne de asa.. 
 Bazen yazarak yayarsın davanı... Bazen okuyup yaşayarak... Bazen yükseltirsin sözünü Mazluma umut olarak... Bazen hüzünlenir dua edersin Baskı ve zulümlere karşı korkmayarak... Bazen dertlenirsin ümmetin derdiyle ağlayarak... #dildendokulenler
 Kalem ve kelam ehli olmak.. Dirilmek ve diriltmek için yazmak.. Yazmakla tarih yazmak... Kainat ve hayat kitabını yüreklere kazımak..  Mezara öncü damgasını kazıtmak.. Allah yolunda ölene kadar beraber mücadele etmek.. Akıl işi değil gönül işidir elbet..  #dildendokulenler  03.05. 2022
Kalp bahçemizde açılan bir çiçektir tefekkür.. Kuran'ı kalbin baharı kılan bir basamaktır... Bütün kainat ise bize öğretmendir... Kupkuru odundan tatlı meyvenin oluşması neler öğretir neler... Görecek göze anlayacak yüreğe..  Sevda yüreğinde ayetleri taşıyarak... "Ol" emri ile "öl" emrine doğru yol alan halifenin gönül mürekkebinden dökülür diline "Subhansın Ya Rab" #dildendokulenler  
  Oturuyorum kampüste.. Başımı çevirince haya edip bakamadığım manzarayla karşılaşıyorum.. Ya Rabbim diyorum kendi kendime.. İslam davasını omuzlamak ne de ağır.. Kalplere dokunmak ağır.. Akıyor gözyaşlarım kalp bahçeme.. Ve söz veriyorum kendime.. Ateşe su taşıyacağıma tüm gücümle.. Ahdimi yenilerek bakıyorum gökyüzüne.. Sana doğru kanat açıncaya kadar Rabbim, insanların yüreklerine kanat açmaya söz veriyorum.. Nefes alanlardan olmak mı nefes olanlardan olmak mı? Nefesi Nefesin sahibine verene kadar nefeslerde inkılap gerçekleştirmek… Eşref-i mahlûkat olduğumun farkına vararak daha fazla omzuma yük biniyor… Yandıkça yanıyor yüreğim düşünme esnasında… Bu zamanın gençleri işte diyorsun ama.. Zamana suçu atmak da büyük bir hata… Sahi ne suçu var ki vazifesini yerine getiren güneşin, ayın?   Vazifesini unutan kimdi? Asıl suçlu kim? Allah katında değerli olan insan vazifesini unuttu. Bir suçlu aranacaksa o da insanın kendisi olmalıydı…
 Namazda bahçesini düşündüğü için onu bağışlayan Ebu Talhalar.. Secdeyi uzun yaptığı için başına kuş konan Zubeyrler.. Namazda acı hissetmeyen Aliler.. Namaz vakti gelince dükkanlarını kapatan gökyüzünün yıldızları.. Evet.. Namaz bir Tevhid eylemi.. İmanla küfür arasındaki perde.. Gözün nuru, Müminin miracı.. Sadırları, hücreleri tüm benliği nurlandıran Nur..  Allah ile kulun en yakın olduğu an.. Bilmem ki insanlar bu hengamenin içinde nereye koşar? Toprakla toprağın buluştuğu yerden neden kaçar? 
  Gönül odalarının dünyayla dolması.. Gönül bahçesinde sararan, dökülen yaprakların çoğalması.. Tek çare.. Tek sığınak.. Rab ile buluşmak..

Uğrunda sevdiğin Allah seni de sevsin...

 Güzellikleri getiren, üzüntüleri gideren Sevgi... Sevgi de bir özlemdir aslında... Gönlün hasretle sabahlaması... Ve gecelemesi... Aşıkların yöneldiği bir kıble bu SEVGİ...  Şehadet tacını takıp gitsek... Aşkın yolculuğuna çıkar mıyız... Sevgi yolunda canımızı Can'ımıza sunar mıyız...Sevgi yolunda olalım da SEVGİLİMİZ(cc) alır belki bu canı kendi uğrunda... Uğrunda sevdiğin Allah seni de sevsin...

ASLINDA ASA, İZZETLİ BİR DURUŞUN SEMBOLÜYDÜ ZİLLETLİ DURUŞA KARŞI..

ASLINDA ASA, İZZETLİ BİR DURUŞUN SEMBOLÜYDÜ ZİLLETLİ DURUŞA KARŞI..    Yeryüzünde bir damla meniyken insanoğlu, özünü unuttuğunda alaktan yaratıldığını unuttuğunda firavunlaştı. Ve tuğyan etti ruhuna, fıtratına ve en önemlisi de Rabbine.. Küçücük bir meniden olan Firavun, o meniyi şekle sokan, güzelleştiren, insan kılan Rabbine tuğyan etti. Aslında bu tuğyanla benliği, ruhu, fıtratı, vicdanı, inim inim inlemekteydi. İşte, Firavunlar baş göstermeye başlayınca Musa göndermez mi Rahman? Bu din yeryüzünde çağları değiştirmeye geldiğinde hep Firavunlarla karşılaşmıştır Musalar.. İsimler değişir, zamanlar değişir, çağlar değişir ama Musalar, Firavunlar değişmez. Beden aynı beden ruh aynı ruh ama biri değersizdi Arşı Âlâ’da diğeri layıktı Rahman’ın nazarına.. Her zamanın, her toplumun Musası ve Firavunu vardır. Hak batıl mücadelesi dünyanın dört bir yanında sürüp gitmektedir. İnsanlığın tarih sahnesinde ne Musalar biter ne de Firavunlar.. Ne de Firavuna destek olanlar, sessiz yığın...

AŞK MI MUHABBET Mİ?

AŞK MI MUHABBET Mİ? Yeryüzünde vazgeçemeyeceğimiz nimetler vardır su gibi hava gibi.. Bu can simitleri olmadan hayati fonksiyonlarımızı yerine getiremeyiz. İki can simidi daha var ki hem hayati hem imanî fonksiyonumuzdur muhabbet ve nefret gibi.. Muhabbet ve nefret Allah’ın ayetlerindendir. İnsanın bedeni ve ruhi dengesini sağlayacak iki hassas ölçüdür. Allah’ın alaktan gelen ‘’Halifem’’ dediği insanla alaka kurup hücrelerine, ruhuna yerleştirdiği duygulardır. İnsanın fıtratında olan muharriklerdir. Bu muharriklerden biri olan muhabbet kanadının çeşitli anlamları vardır. ‘’El-hub’’ kelimesinden gelen ‘’içinde su bulunan kap’’ manasındadır. Bu kabın içinde ne canan vardır ne de dünyanın cezbesi vardır.. Sadece Can (cc) vardır.. Senin onunla varlık bulduğun, nefes aldığın, hayatını idame ettirdiğin, Sevgilin, Can(cc)’ ın vardır.. Seni, dünya zindanında, aklını, kalbini, hücrelerini sürgün etmeyen Can.. Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kim Allah'...